Vakanüvis, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte oruç tutmanın önemini anladığımız bir yazı kaleme aldı. Oruç tutmanın tarihine ve diğer dinlerdeki yerine bakalım.
Oruç insanlık tarihi kadar eski bir ibadettir. Mübarek Ramazan ayına kavuştuğumuz bugün, ilk kez oruç tutuldu. İslam dünyasında en yaygın, baskın, tutarlı ve istikrarlı haliyle görülen oruç, aslında İslamiyet öncesi dönemlere dayanmaktadır. Oruç, Hak dinler çizgisinden bakıldığında ilk Peygamber Hz. Âdem ile başlayan bir ibadettir. Orucun tarihi, ilk Ramazan orucunun 624 yılında tutulduğu bilgisiyle başlar.
İslam âlimleri, oruç tutmanın ilk insan ve peygamber olan Hz. Âdem’le başladığını ve Kur’an-ı Kerim’deki ilgili ayete dayandığını belirtirler. Oruç, Arapça’da “savm” kelimesinin Farsça karşılığı olan “rûze” kelimesinden gelmektedir. İslamiyet’teki oruç, Peygamber Efendimiz’in uygulamalarıyla başlamıştır. Resulullah, Medine’ye hicret ettikten sonra Aşure Günü ve her ayın farklı günlerinde üç gün oruç tutardı. M. 624’te Bedir Savaşı’ndan sonra Müslümanların oruç tutma ibadeti başlamıştır.
Diğer dinlerde de oruç ibadeti önemli yer tutar. Tevrat’ta Hz. Musa’nın, Yeni Ahit’te Hz. İsa ve havarilerin oruç tuttukları anlatılır. Hristiyanlık ve Yahudilik’te farklı türlerde oruçlar bulunmaktadır. Yahudiler zaman zaman uzun süreli oruçlar tutarak pişmanlık gösterirlerken, Hristiyanlıkta da 40 günlük oruçlar önemlidir. Oruç tutma uygulamaları, tarih içerisinde değişmiş ve kolaylaşmıştır.
Çok tanrılı dinlerde de oruç geleneği mevcuttur. Çin’den Mezopotamya’ya, Hindistan’dan Yunanistan’a birçok toplulukta oruç ibadeti vardır. Hinduizm, Budizm, Brahmanizm, Konfüçyüsçülük, Taoizm ve Zerdüştlük gibi dinlerde oruç, kast sistemine veya rahiplerin otoritesine bağlı olarak uygulanmaktadır. Yezidilerde rahipler ve halk farklı sürelerde oruç tutmaktadır. Bu dinlerde oruçlar genellikle vejetaryen beslenmeyi teşvik eder.
Orucun faydaları hakkında birçok ünlü isim olumlu görüşler belirtmiştir. Antik Yunan’dan modern döneme birçok düşünür ve yazar orucun sağlık açısından faydalarını vurgulamıştır. Bu düşünürler arasında Hipokrat, Eflatun, Aristo, Pisagor, Twain, Tolstoy ve Benjamin Franklin gibi isimler yer almaktadır. Dr. Elson Haas, Batı diyetindeki orucun eksikliğine dikkat çekerek orucun sağlık için önemli olduğunu belirtmiştir.
Sonuç olarak, oruç tutma geleneği insanlık tarihinin derinliklerinden günümüze kadar gelmiş ve farklı dinlerde önemli bir yer edinmiştir. Oruç, hem manevi hem de fiziksel faydalarıyla dikkat çekmektedir. Bu yazıda verilen bilgiler, orucun tarihçesi ve farklı dinlerdeki yerinin anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.